Bruce Roche (shipclass76)

in English, Turkish Amaç Bu çalışmanın amacı, 32 hafta ve altında doğan preterm bebeklerde yaşamın ilk 4 ayındaki motor ve duyusal gelişim arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereç ve Yöntemler Çalışmaya, 32 hafta ve altında doğmuş, Yenidoğan Yoğun Bakım Birimi’nde en az 15 gün kalmış, düzeltilmiş yaşı 1 ay olan 56 yüksek riskli bebek alındı. Değerlendirme için Nöro Sensori Motor Değerlendirme Anketi ve Yenidoğan Duyu Profili-2 kullanıldı. Değerlendirme testleri bebeklere düzeltilmiş 1. ay ve 4. ayda uygulandı. Değerlendirme sonuçlarının 1. ve 4. aylar arasındaki farkı Wilcoxon testi kullanılarak çözümlendi. Motor ve duyu değerlendirme sonuçları arasındaki ilişki Spearman korelasyon testi ile çözümlendi. Bulgular Bebeklerin ortalama gestasyonel yaşı 29,58±2,09 hafta, doğum ağırlıkları 1233,87±251,22 gram ve Yenidoğan Yoğun Bakım Birimi’nde kalma süreleri 26,48±9,58 gündü. Bebeklerin Nöro Sensori Motor Değerlendirme Anketi ve Yenidoğan Duyu Profili-2 puanları arasında 1. ve 4. aylar arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğu bulundu (p less then 0,05). Preterm bebeklerin 1. ayda %86–%91’i, 4. ayda ise %69–%85’inin duyusal gelişim açısından risk altında olduğu bulundu. Motor ve duyusal gelişim arasında orta-güçlü derece anlamlı ilişki olduğu gösterildi. Çıkarımlar Çalışmamızın bulguları ışığında, preterm bebekler motor ve duyusal gelişim açısından risk altındadırlar. Bu nedenle gelecekte duyu temelli erken dönem müdahale programlarının preterm bebeklerde etkisini gösteren çalışmalara gereksinim vardır.in English, Turkish Amaç Malign melanom, çocukluk çağının en sık cilt kanseridir. Çocuk ve ergen yaş grubu tüm kanserlerin %1–3’ünü oluşturmaktadır. Bu çalışmada merkezimizdeki malign melanom tanılı hastalarımızın klinik, histopatolojik özellikleri ve tedavi, izlem sonuçlarını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntemler Kliniğimizde 2003–2018 yılları arasında malign melanom tanısı ile tedavi ve izlemi yapılan 15 yaş altı hastalar geriye dönük olarak incelendi. Bulgular On yedi hasta (10 kız, 7 erkek) değerlendirildi ve yaş ortalamaları 7 yaş (7 ay–13 yaş) idi. Beş hastada doğuştan melanositik nevüs vardı. check details Melanom tipi bir hasta (mukoza, konjontiva) dışında cilt melanomu idi. İlk yerleşim yeri en fazla (35%) alt ekstremite idi. Tanıda nodal evreleme amaçlı sentinel lenfosintigrafi ve sentinel lenf nodu biopsisi ile sistemik değerlendirme PET/CT ile yapıldı. Tanıda sekiz hastada lokalize hastalık, 9 hastada bölgesel lenf nodu metastazı vardı. Bölgesel olgularda sadece cerrahi, bölgesel lenf nodu metastazlı hastalara ayrıca interferon tedavisi uygulandı. Üç hastada ortanca 9 ayda uzak metastaz (kemik, akciğer, beyin) görüldü. Bu hastalardan 3 yaşındakine BRAF inhibitör (vemurafenib) ve 13 yaşındakine “check point” inhibitör (ipilimumab) verildi, iki hastada ilerleyici hastalıkla kaybedildi. Tüm hastalar ortanca 25 ay izlendiler. Hastaların 5 yıllık genel sağ kalımı %76,6 bulundu. Çıkarımlar Çocukluk çağı melanomları nadir olsa da erken tanıda sonuçlar iyidir. Klinisyenlerin cilt lezyonlarında uyanık olmaları ve şüpheli lezyonlardan tam kat biopsi alınması önemlidir. Doğuştan melanositik nevüsü olan hastalar da melanom açısından dikkatli takip edilmelidirler.in English, Turkish Amaç Çocuk kliniklerinde çok sayıda ilaç reçete edilmektedir ve bu durum hastalığın seyrini kötüleştirebilecek ilaç-ilaç etkileşimlerinin oluşmasına neden olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı, potansiyel ilaç-ilaç etkileşimlerinin yaygınlığını ve ciddi etkileşime giren başlıca ilaç gruplarını belirlemek ve çocuk yaş grubunda klinik olarak önemli ilaç-ilaç etkileşimlerini vurgulamaktır. Gereç ve Yöntemler 12 aylık çalışma döneminde toplam 1 500 reçete geriye dönük olarak incelendi; bunlar içerisinden iki ya da daha fazla ilaç içeren 510 reçete çalışmaya alındı. Potansiyel ilaç-ilaç etkileşimlerinin varlığı, Lexi-Interact veritabanı kullanılarak belirlendi ve ciddiyetine göre sınıflandı A (bilinmeyen), B (minor), C (orta), D (major) ve X (kon